Tasarımın siyasal iktisadı: Bruce Mau

“Bana göre tasarım yazarlığındaki en paradoksal durumlardan biri, kişinin aynı anda hem üreten hem de eleştiren olmasıdır. Ben bu yüzden iki taraflı bir hayat sürdürüyorum.” Bruce Mau

Kanada’nın Sudbury kentinde bir madencinin oğlu olan Mau, lisede son yılında sanat eğitimi almak istediği bir başlangıçla tasarım dünyasına girdi.

Medya sektörlerinin iktisat içerisinde giderek daha da merkezi bir yer edinmesi, “iktisadın dijitalleşme”, bilgisayarlaşma çerçevesinde uygun araçlarla donatılması ürünü artık üretilecek bir nesneden ziyade, manipüle edilecek bir veri olarak düşünülmesine, bir başka ifadeyle, tasarlanıp yeniden tasarlanacak, tüketilip yeniden tüketilecek bir veri haline getiriyor. Foster, bu durumu “artık tasarımın siyasal iktisadından söz etmenin vakti gelmiştir” diyerek yorumluyor. [1]

Dergi ve kitaplarının tasarımıyla ün yapan Kanadalı tasarımcı Bruce Mau’nun “Life Style” (Phaidon Press) adlı kitabı, yukarıdaki düşüncenin sınanabilmesi için bir ışık tutabilir. Bruce Mau için tasarım sadece dekoratif değildir; stil ise sadece yüzeysel değil. “Life Style” adlı kitabında Mau, modern kültür ve tasarım konusundaki çalışma manifestosu tarafından üstlenilen anahtar projeleri sunuyor. Çeşitli boyutlarda ve yazı tiplerinde yayılmış 624 sayfalık canlı renkler içindeki parlak resimleriyle göz zevkini okşayan kitap, yayınladığı andan günümüze kadar, yayıncılığı derinden etkiledi. Kanada’nın Sudbury kentinde bir madencinin oğlu olan Mau, lisede son yılında sanat eğitimi almak istediği bir başlangıçla tasarım dünyasına girdi. Bir yıllık özel hazırlık çalışmasından sonra, Ontario Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne girmeyi başardı ancak sadece iki yıl kaldı. Tasarımcı olarak ilk işini almak için bir ayını posterler, ürünler, düşünebildikleri her şey için tasarımlar oluşturmak için harcadı ve onları potansiyel işverenine, Toronto’nun ateşli genç tasarım stüdyolarından biri olan Fifty Fingers’a sundu ve işi kaptı. Londra’da büyük bir uluslararası firma olan Pentagram Design Inc. firmasında görevine başladıktan sonra, küçük bir firma olan Public Good için ortak bir şirket kurmak üzere Kanada’ya döndü.

1985 yılı Mau için bir dönüm noktasıydı; kendi şirketini kurdu ve New York’ta Urzone tarafından yayınlanan ve içerikle iç içe geçen bir form modeli olarak tanınan bir dizi yüksek tonlu kültürel dergi olan “Zone”u tasarlamaya başladı. Mau, “Zone dergisi, birçok nedenden dolayı önemli bir adımdı” diye açıklıyor. “Birincisi, yaptığım düşünce türünden yararlanabilecek belirli bir karmaşıklık projeleri oluşturmamı sağladı. İkincisi, uluslararasıydı, bu yüzden çalışmalarımızı çok seçkin bir insan grubunun önüne koydu. Üçüncüsü, çok maceracıydılar ve tasarımlarını projelerinin dışında görmediler.” Georges Bataille ve Henri Bergson gibi sıkı Avrupalı düşünürlerin kitaplarını içeren kitaplarını da tasarlayan Mau, bir zamanlar vaktini Pittsburgh’daki Andy Warhol Müzesi gibi prestijli kar amacı gütmeyen kuruluşlarda geçirirken, Swatch saatinin tasarımı gibi ara sıra ticari işler arasında da kendisine yer buluyor. 1991-1993 yılları arasında Mau, uluslararası tasarım dergisi ID’nin yaratıcı direktörlüğünü yaptı. Yine de Mau’nun en iyi bilinen eserlerinin kitapları olduğunu hatırlatmak gerekiyor. 1988 yılında Koolhaas’ın teorisi ve tasarımları üzerine yoğun bir şekilde resimlendirilmiş bir tez olan Monacelli Press tarafından yayınlanan “S, M, L, XL” konusunda mimar Rem Koolhaas ile birlikte çalıştı.

“Life Style” adlı kitabına dönersek, küreselleşme, bilgi teknolojisi ve pop kültürü üzerine bir parça meditasyon sunan Mau, stüdyosunun yarattığı kilit projeleri de belgeliyor. Bir pazarlama konsepti olarak, kitap, herhangi bir oturma odasının dekoruna uygun olarak hazırlanmak üzere sekiz kumaş örtü ile sunulmaktadır. Tasarımcı, kitabı entelektüel bir üründen ziyade bir tasarım kurgusu olarak yorumlamayı daha doğru buluyor. Sanatıyla aktüaliteye başkaldırıyı bir gösteri haline dönüştürmeyi başaran Mau, “Bugünün müzesi kısmen eğlence, söylem ve arşivdir, bu yüzden çok karmaşık bir gereksinimler kümesiyle sonuçlanır” diye ekliyor. “Çalışmalarımız, kim olduklarını ve neyi arzu ettiklerini çağdaş bir dilde ifade etmelerine yardımcı olmaktır.”

Mau, Marshall McLuhan’ın iletişim üzerine düşüncelerini geliştirirken, Foster’a göre, kendisini atfedilebilecek rolün ne olduğu konusunda ise oldukça çekimser davranıyor: Kültür eleştirmeni mi, fütürist bir guru mu yoksa bir şirket danışmanı mı?

Dijital çağ, var olan tasarım dinamikleri, kapitalizmin postmodernizme ödettiği çok büyük bir bedelin göstergesi: Disiplinlerarası sanatın akışkan bir şekilde sınır tanımaması. Life Style örneğinde olduğu gibi, tasarımın bireye bir “tarz” katabileceği düşünülür. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, bu haliyle tasarım narsisizme pencereler açarken, tüketim olgusunun içerisine de insanı çeken temel bir görev üstlenir. Musil’in “Niteliksiz Adam”da ortaya koydukları modern bireyi tasvir eder: “İnsanı onca zaman evrenin merkezi sayan, ama yüzyılların akışı içinde kaybolmaya yüz tutan insan-merkezci görüşün, tarih sahnesinden çekilirken neredeyse ‘ben’i de beraberinde götüreceği bir noktaya geldik”. [2]

[1] Foster,  Hall (2012). Design and Crime: And Other Diatribes. Türkçe: Tasarım ve Suç, İletişim Yayınları. Çev: Elçin Gen

[2] Musil, Robert (1995). The Man Without Qualities. Türkçe: Niteliksiz Adam, Yapı Kredi Yayınları. Çev: Ahmet Cemal

CategoriesMedya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.